Dental Tribune Turkey

Ağız Sağlığı Kötü Olanlar için Covid-19 Daha Riskli Olabilir

September 02, 2021

Ağız sağlığı ve Covid-19 ilişkisi hakkında Türkiye’de yapılan araştırmada, 1516 Covid-19 hastasının oral muayene kayıtları ve panoramik röntgenleri tarandı. Çalışma, ağız ve diş sağlığı kötü olanların, Covid-19’u daha şiddetli geçirme potansiyeli taşıdıklarını gösteriyor. Sağlık Bilimleri Üniversitesi Hamidiye Diş Hekimliği Fakültesi Endodonti AD. Başkanı Dr. Dursun Ali Şirin’e yaptıkları araştırmanın detaylarını sorduk.

Sizi kısaca tanıyabilir miyiz? 

1973 Konya doğumluyum. 1994 yılında Gazi Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi’nden mezun olduktan sonra 1997 yılında Hava Kuvvetlerine Diş Tabibi Subay olarak girdim. Doktoramı Ankara GATA’da yaptıktan sonra 2016 yılında İstanbul GATA Haydarpaşa Hastanesi’nde Yardımcı Doçent olarak göreve başladım. Aynı yıl askeri hastanelerin kapatılmasıyla Sağlık Bilimleri Üniversitesi’ne devredildik. 2017 yılında, Hamidiye Diş Hekimliği Fakültesi’nin kurulmasıyla beraber halen burada Endodonti AD. Başkanı ve aynı zamanda Sultan Abdülhamid Han E.A. Hastanesi’nde de Diş Kliniği İdari Sorumlusu olarak görev yapmaktayım.

Covid-19 ve ağız sağlığı ilişkisi hakkında bir araştırma yaptınız. Araştırmanız hakkında bilgi alabilir miyiz? 

2020 yılının Mart ayında Türkiye’de ilk Covid-19 vakalarının görünmeye başlamasıyla beraber Nisan ayı itibariyle, birçok kurumdaki diş hekimlerinin filyasyon ekiplerinde görevlendirilmesiyle başlayan süreçte, bizim hastanemizde de diş hekimlerinden  oluşturduğumuz bir ekiple PCR testleri için numune (sürüntü) alınmaya başlandı ve halen devam etmektedir. Diş hekimleri olarak bu süreçteki katkılarımız takdirle karşılanmıştır.

Diş ve dişeti hastalıklarının fizyopatolojisi genel olarak incelediğinde, ağız ve diş sağlığı vücudun genel sistemik sağlığından ayrı düşünülemez. Çünkü ağız ve diş sağlığının bozuk olması, kalp ve damar sistemi dahil olmak üzere vücudun genel sağlığını ve bağışıklık sistemini olumsuz etkilemektedir. Kaldı ki ağız ve diş sağlık durumu kandaki bazı iltihabi (enflamatuvar) belirteçlere de yansıyabilmektedir. Ağız ve diş sağlığının kötü olduğu kişilerde C-Reaktif Protein ve interlökin gibi enflamatuar belirteçlerin seviyelerinde artış gözlenebilmektedir. Dolayısıyla diş eti ve dişlerle ilgili bozukluklar bağışıklık sistemimiz ile dolaylı yoldan ilişkili olduğundan vücudumuzdaki diğer hastalıkların da daha şiddetli seyretmesi beklenir. Şu an dünyamızda yaygın olan ve bir pandemiye dönüşmüş durumdaki Coronavirüs (Covid-19) hastalığının, bağışıklık sistemi zayıf olan kişilerde daha şiddetli seyrettiği saptanmıştır. Buradan da anlaşıldığı üzere Covid-19 hastalığının seyri ile ağız sağlığı arasında bir ilişki olabileceğini düşünmekteyiz.

Bilindiği gibi Covid-19’un en yaygın bulaşma yolu ağız ve solunum yollarıdır. Sağlıklı ağız, bakteri ve virüsler için ilk doğal bariyeri oluşturmaktadır. Bu nedenle kötü bir ağız sağlığı hastalık yapan virüs ve bakterilerin tutunmasına ve buradan solunum yoluna geçmesine sebep olacaktır.

Çalışmanız nerede yayımlandı? 

Diş ile ilgili hastalıkların çoğuna çeşitli muayene ve görüntüleme yoluyla teşhis koyabilmekteyiz. Elimizdeki imkanlar ağız ve diş sağlığı konusunda oldukça yeterli bilgiler sunmaktadır. Bu bilgilerden ve bazı tıbbi biyokimya parametrelerinden yararlanarak doğal bağışıklığımız konusunda fikir sahibi olabiliyoruz. Ağız sağlığının kötü olmasının akut ve kronik hastalıkları tetikleyebileceği bilinmektedir. Dolayısıyla ağız sağlığının, Covid-19 hastalığının seyri arasında ilişkili olabileceğini düşündük. Bu düşüncelerden yola çıkarak Tıbbi Biyokimya Uzmanı Doç. Dr. Fatih Özçelik ve doktora öğrencilerimle birlikte “The relationship between Covid-19 and the dental damage stage determined by radiological examination” adlı araştırmayı yaptık. Sonuçları Springer Nature yayın kuruluşunun dergisi olan Oral Radiology’de Ocak ayında yayınlanmıştır. Bu araştırmamız yurt dışında (İngiltere, Japonya, Almanya) ve kendi ülkemizde itibar görerek atıflar almıştır. Ayrıca İngiltere merkezli iki farklı yayın kuruluşlarının araştırmamızı beğenerek davet etmeleri üzerine bu konuyla alakalı derleme yayınlandı. Yine davet üzerine yazdığımız, Covid-19 sürecinde diş hekimliği hizmetleri ile ilgili kitap bölümü ise IntechOpen (İngiltere) yayın kuruluşunda kısa sürede yayınlanacaktır.

Araştırmanızla ne tür sonuçlara ulaştınız? 

 Araştırmaya, 20 ile 65 yaş arası PCR testi ile tanısı konmuş 1516 Covid-19 hastasının, oral muayene kayıtları ve panaromik röntgenleri taranarak dahil edildi. Tüm hastaların dental radyolojik görüntüleri incelenip, diş çürüğü, periodontal kemik kaybı, kronik diş kökü enfeksiyonları ve geçirmiş oldukları bütün tedaviler yönünden değerlendirerek, ağız ve diş sağlığının radyografik bir göstergesi olarak dental hasar skalası geliştirdik. Bu dental hasar skalasına göre hastaları sağlıklı, hafif, orta ve şiddetli olarak 4 gruba ayırdık. Daha sonra bu grupların Covid-19 hastalığını nasıl geçirdiklerini anlamak için klinik bulguları ile karşılaştırdık. Hastalık sırasında semptom oluşup oluşmadığı, hangi semptomları gösterdiği, ayaktan mı yoksa yatarak mı tedavi gördüğü, yatarak tedavi gördü ise kaç gün hastanede kaldığı, solunum cihazına bağlanmış mı, entübe edilmiş veya hayatını kaybetmiş mi, hangi kronik hastalıklara sahip gibi bütün verileri topladık.

Verileri istatiksel olarak karşılaştırdığımızda dental hasarı şiddetli olan yani ağız ve diş sağlığı en kötü olan grubun Covid-19 hastalığını daha şiddetli geçirdiğini tespit ettik. Bu gruptaki hastaların semptomları ve hastane yatış süreleri ağız sağlığı daha iyi olan gruplara göre anlamlı derecede daha fazlaydı. Bu grup aynı zamanda kronik hastalıkların, yaş ortalamasının ve ölümlerin en çok olduğu gruptu.

Sonuç olarak yaş, kronik hastalık, bağışıklık ve virüs yükü gibi parametreler, Covid-19 hastalığının şiddeti ile ilişkili olsa da, ağız ve diş sağlığı kötü olanlarda, Covid-19’u daha şiddetli geçirme potansiyeli taşımaktadırlar. Ancak ağız ve diş sağlığı ile Covid-19'un şiddeti arasında her ne kadar bir ilişki saptamış olsak da bunun kanıtlanması için daha fazla çalışmaya ihtiyaç vardır. Bu ilişki her zaman ağız sağlığı kötü olanlar bu hastalığı kötü atlatır ya da iyi olanlar iyi atladır anlamına gelmiyor olsa da arada bir ilişki olduğu da önemsenmelidir.

Bağışıklığı desteklemek için beslenme kadar ağız sağlığına da dikkat etmek önemlidir. Salgın boyunca, hastane ve tedaviye ihtiyaç duymamak ve sağlık sistemimizin yükünü artırmamak için ağız ve diş sağlığına her zamankinden daha fazla özen göstererek hastalarımızı da bu yönde motive etmeliyiz.

Röportaj: Elvan Genç (VYG)

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *

© 2021 - All rights reserved - Dental Tribune International